YİNE ZEVRÂK-Î DERÛNUM KIRILIP KENÂRE DÜŞTÜ
Yine zevrâk-î derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bû reh-i seng-sâre düştü
Yâr yâr dilde nihânım
Dost dost kaşı kemânım
Takât mı gelir o çeşm-i meste
Elbette olur gören şikeste
Yâr yâr af eyle efendim
Reh-i Mevlevi de Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân
Kimi terk-i nâm ü şâne kimi îtibâre düştü
Yâr yâr dilde nihânım
Dost dost kaşı kemânım
Takât mı gelir o çeşm-i meste
Elbette olur gören şikeste
Yâr yâr af eyle efendim
Makam: Mâhûr
Usûl: Yürük Semâî
Güfte: Şeyh GÂLİB Dede
Beste: Hammâmî-zâde İsmâil DEDE Efendi
Zevrâk-î derûn: (Arapça-Farsça) (zevra: kı: deru: n) Gönül gemisi.
Bû: (Farsça) Koku.
Reh: (Farsça) Yol.
Seng-sâr: (Farsça)(sengsa:r) Taşlama
Nâm ü şân: (Arapça) (na:müşa:n)İsim ve şöhret
İtibâr: (Arapça) (i:tiba:r) Şeref, haysiyet, onur, saygınlık.